
Saju nedir
Saju, bir kişinin doğum anını dört sütuna ayırarak okuyan eski bir Doğu Asya yorumlama sistemidir.
Yıl, ay, gün ve saat. Her sütunda bir gök sapı ve bir yer dalı bulunur; bu yüzden saju genellikle saju palja — dört sütun, sekiz karakter — olarak anılır.
Saju yalnızca bir kehanet aracı olarak görüldüğünde anlamı çok daralır. "Şu mutlaka olacak" diyen bir sistem olmaktan çok, bir insanın hangi zaman yapısında doğduğunu ve hangi enerji akışıyla yaşadığını okuyan bir dile daha yakındır.
Sajunun altında Doğu felsefesinin zaman anlayışı vardır. Özellikle I Ching, dünyayı sabit nesneler olarak değil, sürekli değişen bir akış olarak anlamaya çalışmıştır — yin ve yang, çoğalan ve azalan güçler, doğuş, büyüme, çöküş ve geri dönüş döngüsü. Saju bu değişim bakışını insan yaşamına uygular.
Bu anlamda sajunun değeri yalnızca "doğru ya da yanlış" olmakta değildir. Doğayı, mevsimleri, ilişkileri, karakteri, seçimleri ve yaşamda tekrar eden akışları uzun süre gözlemleyerek biriktirilmiş bir sembol dilidir.
Yaklaşık üç bin yıl süren bir düşünce başlı başına bir tür veridir. Modern anlamda bilimsel veri değildir; ama insanlığın dünyayı anlamak için biriktirdiği bir gözlem kaydıdır. Saju bu kayda dayanarak bir insanın yaşamında tekrar eden yapıyı okumaya çalışır.
Sajuda saplar açığa çıkan niteliklere, dallar ise bu niteliklerin üzerine oturduğu zemine ve çevreye yakındır. Aynı enerji nerede durduğuna göre farklı işler; aynı tohumun farklı toprak ve mevsimlerde farklı büyümesi gibi.
Beş element bir insanın içindeki beş hareket eden niteliği gösterir. Odun büyüme gücü, ateş görünme gücü, toprak tutma ve dengeleme gücü, metal ayırma ve arıtma gücü, su akma ve saklama gücüdür.
On yıldız bu niteliklerin dünyayla nasıl karşılaştığını gösterir — neyi alıyorum, neyi ifade ediyorum, neyi arzuluyorum, neye karşı sorumluluk hissediyorum, neyle yarışıyorum.
On iki aşama enerjinin durumunu görür — yeni doğmuş bir güç mü, büyüyen mi, en yüksek noktasında mı, geri çekilen mi ya da saklanan mı. Bu iyi-kötü ölçmez; bir yaşamda hangi durumdaki enerjinin çalıştığını görme biçimidir.
Bu yüzden saju bir kişiyi tek bir kişiliğe sabitlemez. Dışarıdan görünen yüz, toplumda çalışma biçimi, yakın ilişkilerdeki tepki ve yalnızlıkta oluşan iç yaşam birbirinden farklı olabilir.
Sajuyu okumak sonunda şu sorulara yaklaşmaktır.
Hangi akışa alışığım. Neyi tekrar ediyorum. Nerede güç topluyorum, nerede kolayca tükeniyorum. İlişkileri nasıl kuruyorum, kendimi nasıl koruyorum.
Saju yaşamı senin yerine karar vermez. Yalnızca tekrar edip durduğun akışa biraz daha uzun bakmana izin verir.
Bu bakış içinde insan kendini biraz daha doğru anlamaya başlar.